Fitness ve sağlıklı yaşam üzerine yoğunlaşan Ağırsağlam platformunun kurucusu Furkan Kaya ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Biz çok istikrarlı bir şekilde ve uzun zamandır insanlara spor konusunda yardımcı oluyoruz. 2014’ün sonundan beri, yani şu an 8 yaşımızı doldurduk. Yorulmadan sıkılmadan insanların spor sorunlarını yanıtlamaya çalıştık. Halkımız da bunu görüyor ve emeğimizin karşılığını veriyor. Dolayısıyla bizi farklı kılan şey eğitici içeriklerimizdeki istikrarımız diyebilirim.
Kişisel gelişime önem veren biriyim. İnsanların spora yaklaşımının sebebi de kendini geliştirmek. Bunun bir aşaması bedeni geliştirmek ama sadece bedeni geliştirmek yetmez. Bireyin üretkenliğini, kişisel gelişimini arttırması için Ertan Balaban ile böyle bir projeye başlamıştık. Yani amacımız aslında kendimizi tamamen geliştirmekti.
Maalesef Türkiye’nin spora bugünkü çağın gerektirdiği kadar teşvik vermesi mümkün değil. Spor konusunda gençlerin yeterli imkanı bulması çok zor, özellikle metropoldeki bireylerin. Spor salonu imkânları ve spor sektörü ne yazık ki zayıf dolayısıyla hemen hemen her branşta dünya ortalamasının gerisindeyiz. Ben de bir spor adamı olarak ülkemi seviyorum ve elimden geleni yapıyorum. Realist olarak bakacak olursak spor konusunda zayıf bir noktadayız. Bu konuda yetkili kişiler tarafından bir şeyler yapılmasının şart olduğunu düşünüyorum. Ben mesaimin çoğunu sporun, spor yapmamaktan daha iyi olduğunu anlatmak için kullanıyorum; Avrupa düzeyinde sporcuları nasıl yetiştiririz diye düşünerek değil. “Spor sizi fıtık yapmaz, erken ölmenize de sebep olmaz, sağlıklı beslenmek gerçekten sağlıklıdır.” diye anlatmaya uğraşıyorum. Bence Türkiye’nin sporda kötü olmasının sebebi spor eğitimindeki yetersizlik. Ben şu anda bu konuda iyiysem bunun sebebi kendimi iyi geliştirmiş olmamdır.
Bilimsel metotlarla antrenman programımı dizayn ediyorum. Çok disiplinli ve çok yetenekli bir sporcu olduğumu düşünmüyorum ama iyi bir sporcu olduğumu düşünüyorum. Okumayı seven ve egzersiz metotlarını iyi okuyarak, okuduklarımı uygulayarak yolumu da çok hızlandırıyorum. Bu kadar çok araştıran ve okuyan birisi olmasaydım asla şu an olduğum konumda olamazdım.
Kişinin mutlu ve başarılı olması için kendini geliştirmesi şart. Eğer hayattan bir şeyler istiyorsanız kişisel gelişim bir zorunluluktur, kaldı ki herkes hayattan bir şeyler ister. Kişisel gelişim; kendimizdeki eksikleri tamamlamak, yanlışları düzeltmek için bir ödevdir. Sadece okuldan aldığınız eğitim veya aile çevrenizden gördükleriniz sizin için yeterli değildir. Bireysel olarak bol bol okumalıyız. Belki son on senedir yılda 30-40 kitabın altına düşmüyorum, daha öncesinde ben de daha az okuyordum ancak okunanın önemini anladıkça bu sayıyı arttırdım. Bu sayı bazı yıllar 80-90’a çıkarken bazı yıllar 10-15’e düşüyor. Şu an ise az okuduğum bir dönemdeyim ve bu beni oldukça üzüyor ancak iş yoğunluğu sebebiyle böyle, sonraki yıllarda tekrar arttırmak istiyorum.
Akıl sahibi canlılar olarak bu aklı sürekli beslememiz lazım, hayatı bu şekilde anlamlandırabiliyoruz. Çünkü biz sadece yiyerek içerek değil, bize verilen ilhamla besleniyoruz. Biz insanlar temel fonksiyonları üzerinde kodlanan canlılar değiliz, arzu ve endişelerimiz var. Benim için de olmazsa olmaz olan bu değerli organı beslemek. Bu yüzden okumaya çokça değer veriyorum. Fikirlerimiz ve yaptığımız şeylerin geri bildirimleri ne kadar çok olursa o kadar kendimizi geliştirme imkânımız olur. Kendimizi ne kadar geliştirirsek o kadar iyi, böylece aynı hayatı değil daha iyisini yaşamış oluruz. Bu yüzden Furkan Kaya için en önemlisi her zaman daha fazlasını öğrenmek ve ben en çok okuyarak öğrenmeyi tercih ediyorum. Bu şekilde aklımızı geliştiriyoruz. Tabii, fiziksel egzersiz de bedenin bir ilacı ve bedenin hormonların düzgün çalışması için belli bir aktifliğe ihtiyacı var. İnsanoğlu tarih boyunca hiç şu anki kadar hareketsiz olmadı. Bu duruma da hızlı adapte olacak değil dolayısıyla bir miktar egzersiz de olmazsa olmazdır.
Tabii, biz Ağırsağlam olarak sporun her türlüsünü satıyoruz ve insanlara faydalı olacak ürünleri, hizmetleri sağlıyoruz. Bizim derdimiz orda sporu tam anlamıyla yaşamak, hayatımızı da spordan kazanıyoruz. Sporu bu kadar sevdiğimiz için onun dışına çok da çıkmak istemiyoruz. Bunu şevk ve aşkla yapıyoruz, zaten bu yüzden insanlar da bizi bu kadar seviyorlar. Üreteceğimiz yeni içerikler var, yeni koleksiyonlarımız çıkıyor ve yeni ürünlerimiz de var. Bundan sonraki planımız da her zaman olduğu gibi insanlara daha fazla fayda sunmak ve insanlara sporu sevdirmek, kolaylaştırmak, keyifle yapmalarını sağlamak. Yatıp kalkıp düşündüğümüz tek şey sporu insanlara nasıl daha fazla sevdiririz, sporda yaşadıkları problemleri nasıl daha basit bir şekilde çözmelerine yardımcı oluruz. Dolayısıyla bu yıl da bizi güzel içerikler ve bize yardımcı olacak güzel ürünler bekliyor.
“Powerlifting“in gelişimi güzel ve bu ilerleyen yıllarda daha da artacaktır çünkü dünyada da büyüyen bir spor branşı. Ben de geliştirmek için elimden geleni yapıyorum, yani insanları eğitiyorum ve motive etmeye çalışıyorum. Daha da gelişmesi için bunun, spor bakanlığına bağlı bir federasyon olması lazım. Onun için de kulüp sayısının artması gerek, bu da benim değil halkın yapabileceği bir şey. Bu, sektörü ve pazarı resmi olarak büyütecektir. Şu anda ise “powerlifting”in normal hızda büyüyen bir branş olduğunu söyleyebilirim.
Aslında ben tamamen kendi mesleğimi yapıyorum. Benim mesleğim bilgisayar bilimini kullanarak insanların problemlerini çözmek. Ben de tam olarak bu tanımı uyguluyorum. Benim Ağırsağlam’da yaptığım zaten bilgisayar mühendisliği. Dijital içeriklerimizi üretirken, dijital servislerimizi ve e-ticaret sitemizi yönetirken ekstra sporu da yapmış oluyorum. Bir firmaya girseydim belki aynı şeyi spor değil de başka bir sektörde yapmış olacaktım. Ama ben şu anda tam manasıyla bilgisayar mühendisliği yapıyorum.
Girişimcilik çok kıymetli, bizim de hep teşvik etmeye çalıştığımız bir şey. Gençlere tavsiyem asla vazgeçmeleri ve hep denemeleri çünkü böylece çözümler bulmayı ve olaylara daha akıllı yaklaşmaya çalışmayı öğrenecekler. Benim bir girişimci için tavsiyem ise ortalamanın üstü bir efor vermeye hazır olması ve vazgeçmemesi. Ortalama bir vatandaş 40-45 saat çalışırken bir girişimcinin 80 saat çalışmaya hazır olması gerekir, bu da kişinin ilgilendiği ve bağ kurabildiği alanda çalışmasıyla olur. Ben belki spor girişimcisi olmasaydım bu kadar hevesli olmayacaktım. Girişimcilik, uzun yıllar artı fazladan çalışma saatleri eşittir farklılık, yenilik, kaliteli işler ve daha fazla kazanç.
İlginizi çekebilir: Bir Sanat Şöleni: Coachella
Suların her saniye biraz daha yükseldiği dünyayı yok oluşa sürükleyen bir selin ortasında yapayalnız küçük…
Yetenekli şarkıcı Anıl Emre Daldal'ın, müzikten hayata dair hikâyelerini bizlerle paylaştığı keyifli röportajımız sizlerle! Keyifli…
"Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden…
Merhaba sevgili KalemlİK okurları! Bugün sizlere son zamanlarda oldukça gündemde olan hibrit çalışma modeli ve…
Merhaba Sevgili KalemlİK Okurları! Mart, baharın taptaze enerjisiyle kapımızı çalıyor! Soğuk kış günlerinin ardından doğa…
Siz hiç kendinizi farklı bir dünyadan gelmiş gibi hissettiniz mi? Sanki ait olmadığınız bir yere…