Categories: Genel

Konfor Alanı Özgürlük Mü Tutsaklık Mı?

Kendimizi en huzurlu hissettiğimiz yer, en rahat olduğumuz yerdir. Rahatlık denilen kavram ise hem özgürlük hem de tutsaklıktır. İnsan konfor alanı denilen yerde rahattır ve bu yüzden de özgürdür. Peki nedir özgürlük, nedir tutsaklık? Gelin konfor alanı kavramının özgürlük ve tutsaklık ile olan ilişkisine göz atalım.

Konfor alanı dediğimiz şey insanların herhangi bir işi yaparken kendini en rahat hissettiği, maksimum verim aldığı yerdir. Daha somut bir şekilde anlatmak gerekirse yemek yemeye restorana gittiğinizi düşünün. Köşedeki masaya oturmak istediniz ve oturdunuz çünkü orası sizin için en rahat, kendinizi en güvende hissettiğiniz yerdir. Evde otururken hep aynı koltuğa gittiğinizi düşünün, o koltuk sizin konfor alanınızdır. Konfor alanı kendimizi rahat hissettiğimiz yer olsa da bence alışkanlıklarımızın bir yansımasıdır. Sürekli aynı işi aynı yerde yaptığımız için otomatik olarak o iş ve o yer birbirine entegre olur. Her ne kadar orada o işi yaparken çok rahat olup en iyisini yaptığımızı düşünsek de, “özgür” olup istediğimiz gibi hareket etsek de aslında bu yaptığımız şey tam anlamıyla tutsaklıktır. O alan haricinde bir yerde rahat olamamak demek o yerin sizi tutsak etmesi demektir.

Şimdi evin herhangi bir köşesinde bateri çaldığınızı hayal edin. Yıllardır eve geliyorsunuz ve aynı yere gidip bateri çalıyorsunuz. Gün geldi ve kocaman bir sahnenin ortasında milyonlarca kişiye bateri çalmak zorunda kaldınız. O gün gelene kadar nasıl yapacağınıza dair şüphelerinizin içinde kaybolacaksınız ve en sonunda şüpheleriniz sizi en dibe çekecek. Çok yüksek ihtimalle de evde gösterdiğiniz performansı o sahnede gösteremeyeceksiniz. İşte bateri çalarken konfor alanınız yalnızca ev olduğu için o alanın dışındaki herhangi bir yerde rahat edemediniz ve başarılı olamadınız. Çok iyi yaptığınız bir şeyi sırf konfor alanınızda değil diye yapamıyorsanız konfor alanınız sizi çoktan esir etmiş demektir.

Yaşantınızda başarıyı, değişimi ve gelişmeyi hedefliyorsanız konfor alanınızdan sık sık çıkmak zorundasınız. İş hayatında her zaman istediğiniz yerde olmayacaksınız, alışkanlıklarınız size eşlik etmeyecek, herkes olduğunuz yeri tasvip etmeyecek. Bu yüzden siz kendi sınırlarınızı kesin çizgilerle ayırmaz ve dışına çıkılabilir bir alan yaratırsanız gelişiminiz ve değişiminiz sürekli olarak devam eder. Yaptığınız işi en iyi şekilde yapmak için konumun bir önemi olmaz, bir şeyleri başarmak için o işi ilk başardığınız yerde olmanıza gerek kalmaz. Siz konfor alanınıza değil kendinize odaklarsanız her alan size konfor verir. Sınırlarınızın dışına çıkamazsanız içerde kalır ve dışarıyı penceresinden izleyen yüz binlerce kişiden sadece biri olursunuz.

İlginizi Çekebilir: Serinleten Lezzetler ile Yaz Sıcağından Kurtuluyoruz

Ali Alperen Soydan

View Comments

Recent Posts

Flow Film İncelemesi: Cesur Bir Kedinin Hikayesi

Suların her saniye biraz daha yükseldiği dünyayı yok oluşa sürükleyen bir selin ortasında yapayalnız küçük…

3 hafta ago

Yetenekli Şarkıcı Anıl Emre Daldal Röportajı

Yetenekli şarkıcı Anıl Emre Daldal'ın, müzikten hayata dair hikâyelerini bizlerle paylaştığı keyifli röportajımız sizlerle! Keyifli…

3 hafta ago

Stoacılık Nedir? Hayatı Anlamanın Felsefesi

"Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden…

4 hafta ago

Hibrit Çalışma: İleriye Dönük Verimlilik Stratejileri

Merhaba sevgili KalemlİK okurları! Bugün sizlere son zamanlarda oldukça gündemde olan hibrit çalışma modeli ve…

4 hafta ago

Mart Ayı Etkinlik Takvimi #Ajanda

Merhaba Sevgili KalemlİK Okurları! Mart, baharın taptaze enerjisiyle kapımızı çalıyor! Soğuk kış günlerinin ardından doğa…

1 ay ago

Ait Olma Hissi İle Yabancılaşma Arasında

Siz hiç kendinizi farklı bir dünyadan gelmiş gibi hissettiniz mi? Sanki ait olmadığınız bir yere…

1 ay ago