Anadolu, yüzyıllar boyunca sadece imparatorlukların kesiştiği bir coğrafya değil aynı zamanda düşüncenin de çok renkli bir kavşağı olmuş bir yer. Özellikle de bu renkli kavşağı üstlenen bazı şehirlerimiz vardır. Anadolu’nun birçok şehrinde bu kalıntıları görmek mümkün. Bugün felsefe deyince akla çoğunlukla Atina geliyor ama işin aslı şu ki pek çok önemli düşünürün ayak izleri Anadolu’nun taşlarına kazınmış durumda. Hatta bazıları tüm Batı düşüncesinin temelini atmış insanlar: Thales, Heraklitos, Anaximandros, Anaxsimenes…

Mesela Thales ile başlamak lazım: Milet’te yaşayan bu adam, “Her şeyin temelinde su vardır.” diyerek olaylara tanrılardan bağımsız ve mantıklı açıklamalar getirmeye çalışan ilk kişilerden biri olmuş. Bugün basit bir cümle gibi duruyor ama o dönem için neredeyse devrim niteliğinde bir çıkış. Onunla birlikte Anaximandros ve Anaximenes gibi diğer Miletli filozoflar da evrenin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu anlamaya çalışmışlar. Bilim dediğimiz şeyin temelleri burada atılmış desek yeridir.
Sonra biraz daha iç bölgelere doğru ilerleyince Herakleitos çıkıyor karşımıza. Efesli bu filozofun en ünlü sözü “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz.” Resmen değişimin kendisini felsefenin merkezine yerleştirmiş. Ona göre evrende tek sabit şey değişim. Bugün hâlâ sosyal teorilerden psikolojiye kadar birçok alanda bu yaklaşımın izlerini görmek mümkün. Bir de kimsenin kolay kolay unutamayacağı Kinik filozof Diyojen var. Sinoplu olan Diyojen, toplumun değer verdiği şeylerin aslında ne kadar boş olabileceğini göstermek için oldukça radikal bir yaşam tarzı seçmiş. Fıçıda yaşaması, elinde fenerle insan araması… Hepsi birer sahne gibi akılda kalıyor ama arkasında güçlü bir mesaj var: Gerçek erdem, sade bir yaşamda gizlidir.

Pergamon, Smyrna, Tarsus gibi şehirler de pek çok düşünürü yetiştirmiş. Stoacılığın önemli isimlerinden Kleanthes ve Khrisippos hatta Roma’nın en etkili düşünürlerinden biri olan Aurelius’un hocası Epiktetos bile Anadolu topraklarında doğmuş. Kısacası Anadolu sadece medeniyetlerin değil fikirlerin de doğduğu, büyüdüğü bir yer. Bu filozoflar, evreni anlamaya çalışan meraklı insanların binlerce yıllık bir zincirin ilk halkaları. Bugün biz de hâlâ onların sorduğu soruların peşinden gidiyoruz: “Nedir bu dünya? Neden buradayız? Ne doğru ne yanlış?”
İlginizi çekebilir: Görünmez Cümle Tekniği

Yorumlar