Keşfetmeye Değer

Abdülmecid Efendi Köşkü Folia Sergisi #Keşfetmeyedeğer


Selam değerli KalemlİK okurları!

Keşfetmeye Değer ekibi olarak bu hafta rotamızı doğayı, sanatı ve insanı bir araya getiren Folia sergisine çeviriyoruz. Folia geçtiğimiz Eylül ayı ve Şubat ayı arasında, Abdülmecit Köşkü’nde gerçekleştirilmiş doğa ve modern sanatın ortak paydada birleştiği bir sanat sergisidir. Sergi, doğada yer alan ve insan hayatını etkileyen çeşitli unsurları farklı bakış açıları ile harmanlayan bir kurgu oluşturarak insanlar ve hayvanlar arasında bir bağ kurma amacı gütmüştür.

“Yaprak” ve “Çılgınlık” anlamına gelen ve Latince olan “Folia” kelime anlamı ile paralel bir şekilde serginin ana dinamiğini oluşturuyor. Köşkün tarihi ve mimarisiyle bütünleşen sergi; tuhafla estetiğin, insanla doğanın ve hayalle gerçeğin birleştiği yeni bir gerçeklik sunuyor. Dünyanın farklı bölgelerinden yüze yakın sanatçının üç yüze aşkın eserini bir araya getirerek bizlere bir anlatı sunan Folia İstanbul’da gerçekleştirilmiş en özgün deneyimlerden biridir.

Bu sergiyi özellikle üç tip insana tavsiye ederiz:
– Uzun zamandır bir şeyden “gerçekten” etkilenmeyenlere.
– Telefonundan başını kaldırıp biraz büyülenmek isteyenlere.
– Sanatın sadece duvarda asılı tablolar olmadığını görmek isteyenlere.

Sergi alanına girdiğimiz anda karşımıza “Asılı Çiçek Denizi” çıkıyor. Bu eser tavandaki avizenin etrafını saran binlerce kurutulmuş çiçekten oluşmaktadır. Serginin en ikonik sahnelerinden biri. Bu yerleştirme, yaşamın geçiciliğini ve doğanın ihtişamını aynı anda hissettiriyor.

Hemen ardından girişte sol tarafta kalan kısmda “Askıda Pembe Elbise” görmekteyiz. Dikenlerle veya tüylerle kaplı gibi duran bu pembe çocuk elbisesi, masumiyet ile tehdit arasındaki ince çizgiyi temsil ediyor olabilir veya başka bir bakış açısıyla çocukluğumuzun gölgesini simgeliyor olabilir.

Sonrasında merdivende ve merdiven boşluğunda yer alan o devasa, kök benzeri yapılar, köşkü sanki içeriden ele geçiren canlı bir organizma hissi uyandırıyordu. Bu temsilen doğanın yıkıcı gücünü bize gösteriyor olabilir. Doğanın mimariyi geri alması gibi…

Takım elbise giymiş, kartal ya da başka bir yırtıcı kuş başına sahip figürün kucağında ölü kuşları taşıması, ilk bakışta insanı rahatsız eden ama düşündükçe anlam kazanan bir sahne sunuyor. Bu figür, insanın doğa üzerindeki gücünü temsil ederken, kucağındaki ölü kuşlar bu gücün ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabildiğini hatırlatıyor. Eser, insanın kendini doğadan üstün görmesinin bedelini sorgulayan, karanlık ama bir o kadar da çarpıcı bir anlatım kuruyor. Bu ve bunun gibi eserler sergiyi gezerken bizlere sanatın gücünü ve derinliğini bir kez daha gösterdi.

Serginin bizim için özeti bu şekildeydi. Okuduğunuz için teşekkür ederiz!

İlginizi çekebilir: Başarılı İçerik Üreticisi Nil Şahlıoğlu Röportajı

Keşfetmeye Değer
Pera Müzesi #KeşfetmeyeDeğer
Keşfetmeye Değer
Masumiyet Müzesi #KeşfetmeyeDeğer
Keşfetmeye Değer
Aşiyan Müzesi #KeşfetmeyeDeğer
Henüz bir yorum yok.