İnsanlık kas gücünden buhar gücüne geçtikten sonra başlayan sanayi serüveni, elektriğin ve
bilgisayarın icadından sonra bambaşka seviyelere ulaştı. Artık günümüzde fabrikaların ışıkları kapandı çünkü orada insana bir ihtiyaç kalmadı. Büyük korkularımızdan biri olan “Robotlar insanların yerini mi alacak?” sorusu Endüstri 4.0 ile aslında gerçek oldu. Peki bu nasıl oldu?
Endüstri 4.0 en basit tanımıyla sanayinin dijitalleşmesidir. Yani fabrikalardaki makinelerin, insanların ve sistemlerin internet üzerinden birbirlerine bağlanıp “Siber-Fiziksel Sistemler”e dönüşmesi ve bunun sayesinde haberleşmesi ve veri analizi yaparak akıllı üretim gerçekleştirmesidir. Bu olay aslında biz insanlara; hız, esneklik kestirimci bakım ve verimlilik gibi birçok önemli avantaj sağlıyor ancak madalyonun diğer yüzü ne olacak? Endüstri 4.0’ın odağı verimlilik ve otomasyon bu yüzden istihdam sorununu ön plana çıkarıyor. Bunun yanı sıra yüksek maliyetten ötürü küçük işletmelerin bu dönüşümü finanse etmesi zor olabiliyor. Ayrıca bir fabrikanın hack’lenmesi üretimi tamamen durdurabileceğinden dolayı güvenlik riski de yadsınamaz bir gerçek oluyor. Peki, bu tüm gerçekleri göz onuna aldığımız zaten endüstri 4.0 bitiyor mu ve henüz Endüstri 4.0’ı sindirememişken yeni bir çağa mı ayak basıyoruz? Bu soruların cevabı Endüstri 5.0 ile evet, olabilir. Bunun sebebi aslında o kapanan fabrikanın ışıklarını yeniden açmak istememiz. O zaman bu Endüstri 5.0 bize ne vadediyor? Endüstri 5.0, Endüstri 4.0’daki odak noktasını verimlilik ve otomasyondan insan refahı ve sürdürülebilirlik üzerine çekiyor. Hızlı ve ucuz üretimden değer odaklı ve yeşil üretime geçmeyi hedefliyor. İnsan ve makineyi ise Endüstri 4.0’daki insan makineyi yönetir veya makine insansız çalışır ilişkilerinden ziyade dans eder gibi bir iş birliği içine koyuyor. Kısacası Endüstri 4.0 ile fabrikalara beyin koyduk ve Endüstri 5.0 ile kalp ve vicdan ekliyoruz. Peki biz buna hazır mıyız?

Dünya şu an “Kibrit Dönen” yaşıyor. Tesla, BMW, Siemens gibi devler bazı hatlarında Endüstri 5.0 pratiklerini uyguluyor. Ancak çoğunluk hala Endüstri 4.0 oturtmaya çalışıyor ve hala Endüstri 3.0 seviyesinde olan on binlerce küçük esnaf var. Bir diğer önemli konu ise Endüstri 4.0’ın Endüstri 5.0’ın temeli olması. Robotlar insanlarla beraber dans edebilmesi bir iş birliği içinde olabilmesi için robotun sensörlerle donatılmış olması ve verileri anlık işleyebilmesi gerekir. Çevreyi koruyan bir üretim yapmak için fabrikadaki enerji tüketiminin anlık takip eden IOT sistemlerinin kurulu olması gerekir. Yani 4.0’ı oturtmadan 5.0’a geçmek bir hayaldir.
Sonuç olarak Endüstri 4.0 bitecek ve Endüstri 5.0’a geçeceğiz ancak bunun için henüz tam anlamıyla hazır değiliz, bir geçiş aşamasındayız. Bu geçiş aşamasını ise yaşayarak göreceğiz. Bakalım gelecek bize daha neler gösterecek?
İlginizi çekebilir: İstanbul’daki Stadyumların Tarihi

Yorumlar