Günün 24 saat olması biz öğrenciler için evrenin en kötü şakası olsa gerek. Bir yanda yetişmesi gereken projeler, diğer yanda yaklaşan vizeler, araya sıkıştırmaya çalıştığımız sosyal hayat ve tabii ki o bitmek bilmeye uykusuzluk… Çoğumuzun aklına en az bir kere “Keşke hiç uyumak zorunda olmasaydım.” düşüncesi gelmiştir. Peki size, günde sadece 2-3 saat uyuyarak ( ve zombi gibi hissetmeyerek) yaşamanın teorik olarak mümkün olduğunu söylesem! Değerli Kalemlik okurları kahvelerinizi tazeleyin: Leonardo Da Vinci ve Tesla’nın sırrını, nam-ı diğer “Mühendis Uykusu”nu masaya yatırıyoruz.

Biz öğrenciler için uyku, her zaman kritik bir değere sahiptir. Her ne kadar bazı dönemler işlerimizi zorlaştırsa da ondan vazgeçemeyiz. Peki uyku nedir ve asıl konumuz olan Polifazik Uyku bize ne vaadediyor? Normal bir insan uykusu (monofazik), yaklaşık 8 saat sürer ve birkaç 90 dakikalık döngüden oluşur. Bu döngülerde Hafif Uyku, Derin Uyku ve REM (rüya görülen evre) bulunur. Polifazik uykunun iddiası ise şudur: Vücudun asıl ihtiyacı olan kısımlar Derin Uyku ve REM Uykusudur. Yani Hafif Uyku’yu elimine edebilirsek 2-4 saatlik toplam uyku ile vücudu yenileyebiliriz. Dahası vücut bu düzene alıştığı zaman uykuya dalar dalmaz doğrudan REM evresine geçmeyi öğreniyor. Kısacası Polifazik Uyku bizi 8 saatlik bir zaman kaybından kurtarıp daha az uyuyarak ayakta kalmamızı sağlıyor. Peki, kurtarıcımız olan Polifazik Uyku’yu nasıl hayatımıza adapte edebiliriz?
Polifazik Uyku yöntemi aslında tek bir kalıba sıkıştırılmamıştır, zorluk derecelerine göre çeşitlere ayrılmıştır. İnsanlar da kendilerine en uygun olan yöntemi seçerek hayatlarında kullanmaktadır. Bu çeşitler: The Everyman, The Uberman, The Dymaxion ve Biphasic’tir. Kısaca bu çeşitlerden bahsedersek “The Everyman”, en sürdürülebilir olan ve birçok insan için en uygulanabilir modeldir. Bu modelde düzen, 1 ana blok uyku ile gün içine dağıtılmış kısa şekerlemelerdir. Yani gece 3-3,5 saatlik bir uykunun ardından gün içindeki 3 adet 20 dakikalık şekerleme ile toplam 4-4,5 saatlik uyku ile günü geçirebilirsiniz. Diğer bir yöntemimiz olan The Uberman ise en zorlu ve en ünlü modeldir. Bu “efsanevi” yöntemin Leonardo Da Vinci ve Nikola Tesla’nın kullandığı da iddia edilmektedir. Mühendislik öğrencilerinin de genelde heveslendiği ama en çok zorlandığı bu modelde ana uyku bloğu yoktur. Sadece her 4 saatte bir 20 dakikalık uyku ile toplam 2 saatlik uyku ile ayakta kalırsınız. Ancak tek bir uykuyu bile kaçırırsanız tüm sistem çöker ve günler süren yorgunluk başlar. Buckminster Fuller tarafından icat edilen The Dynaxion yöntemimiz ise biraz daha seçilmiş kişileri ilgilendiriyor yani sadece genetik olarak az uykuya ihtiyacı olanlar (DEC2 geni) için uygundur. Çünkü bu yöntem, her 6 saatte bir 30 dakika uyku ile toplam sadece 2 saat ile ayakta kalmayı hedefler. Son yöntemimiz Biphasic ise Siesta Kültürü olarak da
bilinmektedir. Akdeniz ülkelerinde oldukça yaygın olan bu yöntem, en sağlıklısı olarak da kabul edilir. Burada düzen, gece 6 saatlik bir uykunun ardından öğleden sonra 20-90 dakikalık bir kestirmedir. Eğer vize ve final haftaları veyahut proje teslim dönemleri zaman yaratmak istiyorsanız “The Everyman”yöntemini deneyebilirsiniz. Ancak “The Ubernan” gibi ekstrem yöntemlerin, disiplinli bir hayat ve esnek bir iş/okul saati gerektirdiğini unutmayın.

Peki, birçok çeşidi bulunan Polifazik Uyku’nun bizim hayatımıza kattığı şeyler neler? İlk olarak tabii ki zaman kazanımı. Biz öğrenciler için günde fazladan 4-6 saat uyanık kalmak, bitmiş bir proje veya konuları bitirilmiş sınavlar demektir. Diğer bir önemli nokta ise yüksek odaklanma. Polifazik Uyku’ya alışan kişilerde zihinsel berraklık ve odaklanma artabilir. Son olarak ise proje, ders ve hobiler için sınırsız zaman hissi yaratır. Bu yüzden verimlilik noktasında büyük bir avantaj elde ederiz. O zaman birde bu kadar önemli avantajlar sağlayan Polifazik Uyku’nun dezavantajlarına göz atalım. Öncelikle herkes uyurken uyanıksınız, herkes uyanıkken siz uyumak zorundasınız. Bu durum, bir sosyal izolasyon oluşturuyor ve sosyal hayatla senkranizasyonu bozuyor. Bunun dışında bu yönteme bir adaptasyon süreciniz oluyor. Bu sürece “Zombi Dönemi” denir. İlk 2-3 hafta vücut direnir ve aşırı yorgunluk, asabiyetin yanı sıra hafif halüsinasyonlar görülebilir. Bunlara ek olarak uzun vadede bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Yani bazı sağlık riskleri de bulunmaktadır. Bilimsel olarak beynin temizlenmesi için uzun blok uykular önerilir. Uzun lafın kısası, Polifazik Uyku sadece saf iyilik içememektedir.
Son olarak Polifazik Uyku’ya neden “Mühendis Uykusu”dendiğinden bahsetmek istiyorum. Aslında bu sorunun cevabı bizler yani öğrencilerdir. Özellikle mühendislik ve mimarlık öğrencilerinin literatürüne girmiştir. Bunun sebebi; proje teslimleri, bitirme tezleri ve vizeler sırasında 24 saatin yetmediği durumlarda, öğrencilerin mecburen uykularını bölmesidir. Bu zorunluluk zamanla bir “verimlilik tekniği” olarak sistematize edilmiştir
.
Teoride Tesla gibi hissetmek kulağa harika gelse de, pratikte bu maceranın sonu Davutpaşa kütüphanesinde masanın üzerinde sızıp kalmakla bitebilir. Umarız artık proje ödevlerinizi rahatlıkla yetiştirirsiniz veya vize ve final haftalarında daha rahat çalışırsınız.
İlginizi çekebilir: Godfather Üçlemesinin Bilinmeyen Arka Planı

Yorumlar