Genel

Küresel Isınma: Susuz ve Siyah Yarınlar


Hepimiz mutlaka televizyonlarda su kaynaklarının tükendiğini anlatan reklamları, çevreyi korumak adına başlatılan sosyal sorumluluk projelerini görmüşüzdür. Özellikle son yıllarda bir hayli arttığını da… Nedenini hiç düşündünüz mü? Nedeni aslında hepimizin bildiği üzere: Küresel ısınma. Peki, küresel ısınma gerçekte nedir?

Küresel ısınma, atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu etki sonucu dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir. Buna dayanarak “Küresel ısınmayı tetikleyen faktörler nelerdir?” diye aklınızda bir soru oluştuysa gelin biraz inceleyelim. Küresel ısınmayı tetikleyen tek faktör insan ve bilinçsiz bir şekilde yaptığı faaliyetleridir. Örneğin bir fabrikaya sahibizdir, bacalarda filtre kullanmadan faaliyetlerimizi yürütürüz; herhangi bir konuma ulaşım esnasında belki de rahatımıza düşkün olmamızdan kaynaklı bireysel aracımızla seyahat ederiz; bir çobanızdır, hayvanlarımızı düzensiz şekilde otlatırız… Bunlar sadece birer örnek. Tabii, biz insanlar olarak bu amansız gayretlerimiz sonucu endişeye de kapılmadan edemiyoruz.

Peki, küresel ısınmanın dünyamız ve bizler üzerinde etkileri nelerdir?

Küresel ısınmanın etkileri ile ilgili birçok çalışma yapıldı, yapılıyor da. Ancak yine her sorunla baş etme yöntemimizde olduğu gibi uygulama kısmı hayatın içerisinde bir köşeye itilmiş duruyor. Fakat küresel ısınmanın sonuçları artık köşeye itilecek gibi değil. Çünkü ciddi bir tehdit olan iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Uzmanların yayınladıkları raporlara göre eğer iklim değişikliğine karşı bir önlem alınmazsa yüzyıl sonunda sıcaklıklar 5 dereceye kadar artabilirmiş. Bu da demek oluyor ki gezegenin büyük bir kısmı pek çok tür için yaşama elverişsiz hâle gelecek.

Asıl tehlikeyi de paylaşalım sizinle. Bildiğimiz üzere dünyadaki tüm tatlı su buzlarının %99’u Grönland ve Antartika’da bulunuyor ve normalde tamamının erimesi için yüz binlerce yıl geçmesi gerekirken her yıl bu buzullar erimesi gerekenden çok daha fazla eriyerek okyanuslara karışıyor. Buz tabakalarının erimeye devam etmesi durumunda gelecek yüzyıllarda deniz suyu seviyelerinde kıta kaynaklı daha büyük artış yaşanacak ve bu nedenle deniz seviyesine yakın Maldivler, Hollanda gibi ülkeler de sular altında kalacak. Artık sadece evsiz kalan kutup ayılarını değil, evsiz kalan yüz milyonlarca insanın görsellerini de paylaşmak durumunda olacağız. Belki de biz, o insanlardan biri olacağız.

Küresel ısınma

Tüm bunlar yaşanacakların sadece bir kısmı. Hâlâ doğamızın yok oluşunu görmezden gelmeye devam edecek miyiz yoksa yarınımıza nasıl bir tablo çizdiğimizin farkına varıp uygulamaya geçecek miyiz? Her şeyden önce burası geleceklerimize teslim edeceğimiz bir emanet. Bu bilinçle önce araştırmalarımızı yapalım. Tehlikenin ne denli büyük olduğunu ve kalıcı etkiler yaratacağını düşünerek tavsiyelerimizi, fikirlerimizi farkındalık uyandırmak adına çevremiz ile paylaşalım. “Dünyamızı daha yaşanılır hâle nasıl getirebiliriz?” üzerine beyin fırtınası yapalım ve bu düşüncelerimizi hayata geçirme hususunda lütfen ama lütfen geç kalmayalım. Yoksa siyah, susuz bir yarın bizleri bekliyor olacak!

İlginizi Çekebilir: Yemek Fotoğrafçılığı: Lezzetli Fotoğraflar İçin İpuçları

 

Genel
Üniversite101: Üniversite Yaşamına Giriş
Genel
Online Ajanda: Hayatımızı Kolaylaştıralım
Genel
Konfor Alanı Özgürlük Mü Tutsaklık Mı?
Henüz bir yorum yok.