Genel

KAYBOLMANIN ROMANTİZMİ: HARİTASIZ GEZDİĞİMİZ GÜNLER


Kaybolmanın Romantizmi: Haritasız Gezdiğimiz Günler

Bir yere giderken telefonumuzu açıp haritaya bakmak artık neredeyse bir refleks. Hangi sokaktan döneceğimizi, kaç dakika sonra varacağımızı, hatta yol üzerinde nerede durup kahve içebileceğimizi bile önceden biliyoruz. Kaybolmak ise çoğu zaman kaçınmamız gereken bir şeymiş gibi geliyor. Oysa bazen kaybolmak, bir şehri gerçekten keşfetmenin en güzel yolu olabilir.

Haritasız yürüdüğümüz günleri düşünelim. Gideceğimiz yerin adresini bilmeden, yalnızca merak ettiğimiz bir sokağa saparak yürüdüğümüz zamanları… Başta biraz tedirgin olabiliriz. “Acaba doğru yolda mıyım?” diye düşünürüz. Fakat bir süre sonra nereye gittiğimizi bilmemek, üzerimizdeki o küçük baskıyı ortadan kaldırır. Artık bir yere yetişmek zorunda değilizdir. Yolun kendisi, ulaşmak istediğimiz yerden daha önemli hâle gelir.

Kaybolduğumuzda normalde fark etmeyeceğimiz ayrıntıları görmeye başlarız. Bir binanın yıllardır değişmemiş kapısını, küçük bir kitapçıyı, daha önce hiç duymadığımız bir şarkının çaldığı kafeyi ya da pencereden sarkan çiçekleri… Haritaların bize gösteremediği şeylerdir bunlar. Bir şehrin asıl karakteri de çoğu zaman turistik noktalarında değil, tesadüfen karşımıza çıkan bu küçük ayrıntılarda saklıdır.

Üstelik kaybolmak yalnızca fiziksel bir durum değildir. Bazen günlük hayatın sürekli plan yapma, yetişme ve kontrol etme hâlinden de uzaklaşmamız gerekir. Nereye gittiğimizi bilmeden yürümek, zihnimizdeki gürültüyü azaltabilir. Bir süreliğine bildirimlerden, yapılacaklar listesinden ve “sonra ne olacak?” düşüncesinden uzaklaşırız.

Belki de kaybolmanın romantizmi tam olarak burada saklıdır: Her şeyin önceden belirlenmediği anlarda yaşadığımız küçük sürprizlerde. Yanlış sokağa girip güzel bir manzarayla karşılaşmak, hiç planlamadığımız bir yerde saatlerce oturmak veya eve dönerken “Bugün burayı nasıl buldum?” diye düşünmek…

Teknoloji bize yolu bulmayı öğretti, fakat bazen yolu kaybetmeye de ihtiyacımız var. Çünkü bazı şehirler, bazı anlar ve bazı hikâyeler ancak haritadan çıktığımızda karşımıza çıkar. Belki de ara sıra yönümüzü bilmeden yürümeli, telefonumuzu cebimize koymalı ve şehrin bizi nereye götüreceğine izin vermeliyiz.

İlginizi çekebilir: Eylül Ayı Etkinlik Takvimi #Ajanda 

Genel
Zincir Marketler Nasıl Büyüdü/Büyüyor?
Genel
Kraliçe II. Elizabeth: Kraliyet Çınarı’nın Yaşamı
Genel
Modunuzu Yükseltecek Stand-Up Önerileri
Henüz bir yorum yok.