Genel

Kraliçe II. Elizabeth: Kraliyet Çınarı’nın Yaşamı


Görkemli İngiliz Kraliyetinin çınarı, Kraliçe Elizabeth, geçtiğimiz günlerde 96 yaşında hayata gözlerini yumdu. 96 senelik yaşamına 70 senelik hükümdarlığı sığdıran kraliçenin ölümü herkesi derinden sarstı. Gerek katı kuralları gerekse entrikalarıyla tüm dünyaya nam salmayı başardı. Gelin sevenleri kadar pek çok düşmanı da olan kraliçenin 96 yıllık yaşamındaki sır perdesini birlikte aralayalım.

Elizabeth Alexandra Mary Windsor namı diğer Kraliçe II. Elizabeth Birleşik Krallık’a en uzun süre hükmeden kraliyet üyesi. Kral VI. George’un ilk çocuğu olan Elizabeth 21 Nisan 1926 tarihinde Londra’da hayata gözlerini açtı. Kız kardeşi Margaret ile renkli bir çocukluk geçirdi. Renkli dediğime bakmayın, küçük Elizabeth’in çocukluğu aslında hgem fiziksel savaşlar hem de hanedanlık savaşları içerisinde geçti. Önce dedesi Kral V. George vefat etti. Dedesinin vefatı üzerine amcası Kral VIII. Edward hanedana hükmetmeye başladı. Amcasının taç giymesinin ardından babası Prens VI. George unvanını aldı ve ailesinde erkek veliaht olmaması sebebiyle Elizabeth, tahtın ikinci varisi haline geldi. Fakat amcası Kral VIII. Edward kilisenin katı kuralları sebebiyle tacından vazgeçip aşkının peşinden gitti. Durum böyle olunca Elizabeth’in babası kral unvanını aldı ve haliyle Elizabeth de Prenses Elizabeth olarak sarayda yerini almaya başladı. Prensesliğinin ardından kendisine Galler prensesliği unvanı başta olmak üzere pek çok kez prenseslik unvanları teklif edildi fakat babası hâlen bir oğlu olabileceğine olan inancı sebebiyle bu teklifleri reddetti. Yani 20. Yüzyılın katı ataerkilliği Elizabeth’in hükümdarlık yolculuğunda yükselmesine engel oldu.

1947 yılında Elizabeth aşkı bulur ve Teğmen Philip Mountbatten ile evlendi. Evliliklerinden kısa bir süre sonra oğlu Charles Philip Arthur dünyaya geldi. 1952 yılında babasının ani ölümüyle tahta geçerek Kraliçe II. Elizabeth unvanı ile hüküm sürmeye başladı ve ilk parlamento açılış konuşmasının ardından 1953 yılında resmi olarak taç giydi. Otoriter yapısı sebebiyle yönetimle sıklıkla sorunlar yaşayan Kraliçe katı kurallar koydu kraliyette. Kendisini sevenlerin bildiği bu kısa hayat hikâyesinin ardından Prens Charles’ın Prenses Diana olan evlilik sürecinde taraftarlarının yanında kendine de düşman edinmeye başladı. Başlarda bu evliliği onaylasa da aile içi ilişkilere sıklıkla otoriter bir şekilde yaklaşan Kraliçe Elizabeth Diana-Charles evliliğinin sonunu getirdi. Bu evlilikten 2 torunu olan kraliçe her ne kadar William ve Harry’i sevse de annelerine olan yaklaşımı hep dikkat çekti. Diana özgürlüğüne çok düşkündü ve kraliçe Diana’nın bu tutumunu onaylamıyordu. Boşanmalarının ardından Prenses Diana yani Diana Spencer çözümlenemeyen bir kazaya kurban gitti. Ölümünün ardındaki sır perdesi hiçbir zaman aralanmadı. Herkes ölümünden kraliyet ailesini sorumlu tuttu.

Gerek aile içi çekişmeleri gerekse halka ve politikaya olan tutumuyla kendini her anlamda güçlü hisseden Kraliçe hükümdarlığı süresince gümüş ve altın yıllarını geçirdi. 60 senelik hükümdarlığının ardından elmas jübilesini yaptı.

Medyada pek çok kez modaya olan bakışıyla, hükümdarlık süresiyle alay konusu oldu. 2021 yılında tüm enerjisini, gülüşünü, renkli tarzını yitirmesine sebep olan ani bir ölümle burun buruna geldi Elizabeth. Hayat arkadaşı, ilk aşkı, biricik eşi Kral Philip’i son yolculuğuna uğurladı. Ölümüne dayanamadı belki bilinmez ama eşinin ölümünden 1 sene sonra hayatını kaybetti. Günlerce tüm dünyayı sarstı ölümü. 70 senelik hükümdarlık, 96 senelik otoriter bir yaşam, her hareketiyle gündem olan görkemli Kraliçe II. Elizabeth; ardında bıraktığı yüzlerce hikâye, binlerce anı ile son yolculuğuna uğurlandı.

Peki; siz kraliçenin sevenlerinden miydiniz, yoksa kendisini eleştirenlerden mi?

 

İlginizi çekebilir: Ekim Ayı Etkinlik Takvimi #Ajanda

Genel
Ege Mutfağı: Kültürlerin Beşiği
Genel
Hasta Bina Sendromu Nedir?
Genel
Ütopya ve Distopya: Zıt Kutupların Birleşimi
Henüz bir yorum yok.