Röportaj

Yoga Eğitmeni Çetin Çetintaş Röportajı


Sosyal medyada paylaştığı yoga eğitim videoları ile takipçilerini bilinçlendiren yoga eğitmeni Çetin Çetintaş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İyi okumalar!

Yogayı kendi kelimelerinizle bize tanımlayabilir misiniz?

İnsanın yaşamın bir parçası olmaktan çıkıp yaşamın kendisine dönüşme yolculuğu.

Yogayla ilk olarak ne zaman tanıştınız?

İlkokul 2-3 gibi dövüş sporlarına başlamıştım. Profesyonel olarak da uzun süre yaptım. Bu süreçte bedenim çok zor esnediği için yogaya başlatıldım. Tabii o dönemde hayatımdaki önemini tam anlamıyla anladığımı söyleyemem.

Yoganın sizin için çok önemli olduğunu biliyoruz. Peki, yogaya başladıktan sonra hayatınızda olumlu değişimler yaşadınız mı? Bize biraz bahsedebilir misiniz?

Yaşamayan var mı! Yoga ile kendimi tanımaya başladım. En önemlisi ne olmadığımı anladım. Kendim olamadığım tüm alanları bir bir keşfederek yaşama direnç gösterdiğim her parçamı dönüştürerek yaşamı kapsamayı öğrendim… En önemlisi muazzam bir denge buldum. Daha ne olsun…

Sizi siz yapan ve bugünkü olduğunuz kişi olmayı sağlayan unsurlar nelerdir?

Disiplin, adanmışlık, eyleme geçme gücü, irade, zarafet… Bunlar sayesinde tüm yaşamım boyunca seçtiğim her yolu yürüyebildim. Dönüp baktığımda hayatımda değiştirmek isteyeceğim tek bir şey bile yok.

İşiniz dışında hobileriniz, ilgi alanlarınız nelerdir?

Müzik yapmayı, resim çizmeyi ve kitap yazmayı çok seviyorum gibi klişe gözüken bir cevap vereceğim ama ben bunları gerçekten yapıyorum. Müzik yapmayı çok seviyorum. Çello ve ukulele çalmaktan çok keyif alıyorum. Özellikle Çello çalmak beni çok çok iyi hissettiriyor. Yazmak benim için hobi. Yayınladığım kitaplar dışında, bir de sadece kendim için yazdığım yayınlamayı hiç planlamadığım kitaplarım var. Yağlıboya yapmayı çok seviyorum. Yaklaşık 6 senedir çiziyorum. Aslında Youtube videolarını çekmek de benim için bir hobi. İçerik hazırlamayı bir iş olarak görmüyorum. Youtube içerikleri hazırlarken çok keyifli vakit geçiriyorum.

Sizin de videolarınızda sıkça gördüğümüz “Karanlık İnziva” nedir, bunun insanlar üzerindeki faydaları nelerdir?

Uzun süredir yoga pratikleri yapanların kalp gözlerini uyandırmaları ve enerji bedenleriyle bağ kurmalarını sağlayan bir çalışma. Görme çok güçlü bir duyu. Meditasyon yoluyla gözleri içeri döndürdüğümüzde ciddi bir uyanış başlıyor. Karanlık inzivada da 4 gün boyunca yapılan çalışmalarla kendi derinliklerimize doğru yol alıyoruz. Böylelikle insan zihninin çarpık algısını fark ederek, müthiş bir dönüşüm yaşıyor. Sezgilerimiz müthiş güçleniyor. Karanlıkta kalmanın melatonin sentezini körüklüyor olması, antioksitan kapasitesinin artmasına, hücresel boyutta onarım kapasitesini artırmasına ve hatta telomer kısalma hızının yavaşlamasına zemin hazırladığını belirten araştırmalar bulunmaktadır. Yani bu süre içerisinde yaşlanmanın önüne geçerek kendimizi baştan yaratıyoruz da diyebiliriz.

Seyahat ettiğiniz yerler arasında üzerinizde en çok etki bırakan yer neresiydi?

Myanmar büyüleyici bir yer. Benim gittiğim senelerde ülkede teknoloji birçok yerde yoktu. Kaldığım bazı yerlerde elektrik dahi yoktu. Eski bir zamanda bulunmak gibiydi. Myanmar’ın hem insanlarını hem de kültürünü çok seviyorum. Bunun haricinde bir doğa aşığı olarak müthiş doğasıyla herkese övdüğüm diğer bir lokasyonsa Filipinler! Doğa aşığıysanız, denize girip birkaç adım attıktan sonra yüzlerce deniz canlısıyla yüzmekten hoşlanıyorsanız listenize ekleyin.

Zaman zaman hayatında huzursuzluk yaşayan birçok insan sizin videolarınızla kendilerini daha iyi hissedebiliyor. Peki her insan gibi sizin de dönemsel olarak kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlar olabileceğini düşünerek siz bu dönemlerinizi nasıl atlatıyorsunuz?

Başıma herkes gibi birçok “kötü” olarak isimlendirilebilecek olay geliyor. Herkese analttığım şeyleri kendi hayatımda kusursuz uyguladığım için huzurum hiçbir zaman bozulmuyor. Başıma gelen her şeyle birlikte varolmayı seçiyorum. İyi veya kötü diye ayırt etmeden, her şeyin bütünde bir hizmeti olduğunu biliyor ve bunun bir parçası olarak yaşamayı seçiyorum… Yoganın öğrettiği en güzel şey; dengede kalmak ve her şeyle bir “olmak”.

Neden YogaKioo? Yoga okulunuza bu ismi vermenizin belirli bir hikâyesi var mı?

Eskiden tapınaklarda gurulardan bilgiler öğrencilere aktarılarak eğitmenler yetiştirilirdi. Uzakdoğu’da bir grup yogi ile artık çağın getirdiği imkanlar sayesinde tapınaklardan taşıdığımız bu zamansız bilgileri herkese ulaştırabilmek adına YogaKioo’yu kurduk. Kioo ayna demek; tüm dünya özümüzün bir yansıması. Türkiye’de YogaKioo çok sevildi ve çok hızlı büyüdü. Güzel olan, yaptığı işin özüne saygı ve sevgi duyan, gelişmeye devam eden her şey yaşamda mutlaka yerini buluyor.

Yoga yapan kişilerin kendilerine özgü beslenme programları bulunabiliyor. Sizin gün içinde takip ettiğiniz program var mı varsa daha çok hangi besin içeriklerini tüketmeye dikkat ediyorsunuz?

Yoga pratiğinin getirdiği Sattvik beslenmeyi uyguluyorum. Bu bir çeşit vejeteryan beslenme. İçinde ekstra bazı şeyler bulunmuyor; mantar, soğan, sarımsak vb. Bu beslenmeyi hiç esnetmiyor ve dışına çıkmıyorum. Özellikle noodle ve makarna yemeyi çok seviyorum. Lakin artık Kioo Retreat Center’da yaşadığım için, şefimiz ne pişirirse onu yiyorum.

Eğitim hayatınıza baktığımız zaman biyoloji bölümünü bitirdiğinizi görüyoruz. Yaptığınız işte bunun ne gibi avantajlarını görüyorsunuz?

Biyolog olmamın avantajıyla insanın beden sistemlerine çok hakimim. Bu sayede yogada yaptığımız çalışmaları literatürden de tarıyarak bilimsel karşılıklarını bulabiliyor ve öğretirken öğrencilerimin daha kolay anlamasını sağlayabiliyorum. Yoga pratikleri ruhsal çalışmalar içerdiğinden kolaylıkla insanın ayaklarını yerden kesebiliyor. Bu bağlamda bilimse bir dil kullanmak, bizim kendimizle daha sağlam bir bağ kurmamızı kolaylaştırabiliyor.

Yoga denince başta gelen ve zaman geçtikçe daha geniş kitlelere ulaşan birisiniz. Bunu neye borçlusunuz?

Bu pratiği hayatımda %100 uyguluyor olmaya. Yoga pratiğini işime geldiği kadarıyla uygulamıyorum, kendimi bu pratiği uygulamaya adadım. İnsanlar bana baktığında yoganın neler yapabileceğini görüyor. Bence onlara heyecan verici gelen şey de bu oluyor…

YogaKioo Okulları, YogaKioo Yayınları, YogaKioo Dergi ve Kioo Retreat Center da dahil olmak üzere birçok alanda isminizi duyuyoruz. Bundan 16 yıl önce manastır yolculuğuna ilk kez çıkmış Çetin Çetintaş bunları hayal edebilir miydi?

Hayaller kuran, başarılar peşinde koşan biri hiç bir zaman olmadım. O yüzden her şeyi bırakıp bir manastıra gittim. Bence 16 yıl önceki Çetin Çetintaş’a bunları söylesek “Aman beni bunlara bulaştırmayın, kendi halime bırakın” derdi. Sadece Kioo Retreat Center gibi bir merkez yaratmak çocukluğumdan beri içimde olan bir niyetti. Diğer her şey aslında yolda kendiliğinden oluverdi.

Yoga eğitmeni olmasaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz, başka hangi alanlara ilgilisiniz?

Biyolog olarak mesleğimi yurtdışında akademik olarak icra ederdim. Biyolojiyi çok severek okudum.

Yakın zamanda takipçilerinizi bekleyen yeni bir projeniz var mı?

Çok yakında yeni bir kitap geliyor, yoga ve bilimle ilgili. İlkbahar olmadan çıkartmayı hedefliyorum. Bu sene tabii ki yine şahane Youtube Serileri gelecek. Bunlar dışında %100 netleşmemiş çok keyifli birkaç proje de var ama kesinleşmeden bahsetmek istemiyorum.

İlginizi çekebilir: Whiplash Film İncelemesi

Röportaj
Genç Oyuncu Gizem Güneş Röportajı
Röportaj
Masumlar Apartmanı Oyuncusu Gizem Katmer Röportajı
Röportaj
Genç ve Yetenekli Müzisyen Ayça Özefe Röportajı
Henüz bir yorum yok.