Röportaj

Akrep Dizisinin Şahin’i Taha Baran Özbek Röportajı


Genç Oyuncu Taha Baran Özbek ile eğitim hayatı, yer aldığı projeler, üniversite anıları, Akrep dizisi ve favorilerini konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

İstanbul Kültür Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon eğitimi almışsınız. Bölüme başlamadan önce oyunculuk yeteneğinizin farkında mıydınız yoksa bölümde okurken mi yeteneğinizi keşfettiniz?

Aslında oyunculuk serüvenim uzun zaman önce başladı. Liseye geçmeden önce drama eğitimi almıştım ve lisede tiyatro ile uğraştım. Üniversiteyi ise oyunculuk sektöründe sunduğu imkânlar nedeniyle, İstanbul’da okumak istedim ve İstanbul Kültür Üniversitesi’ni tercih ettim. Genelde vize ve finallerimiz için kısa filmler çekiyorduk, bu filmlerde oynama fırsatım oluyordu. Hocalarım sinema eleştirmenleriydi ve tiyatro kulübünde tanıdığım birçok insan vardı. Kendimi geliştirebilmem için çok yardımcı oldular. Ayrıca buradaki arkadaşlarım sinema lisesi mezunuydu ve bu sayede kamera arkasını da çok iyi öğrenme fırsatı buldum.

Şu ana kadar yayınlanan hangi Netflix dizisinde rol almak isterdiniz?

You dizisindeki Joe Goldberg’i canlandırmak isterdim ve yakın zamanda The Queen’s Gambit’i izledim, Benny Wats karakterini çok başarılı buldum.

Taha Baran Özbek

Kırmızı Oda, Hekimoğlu, Azize gibi birçok dizide rol aldınız. Canlandırırken en çok keyif aldığınız rolünüz hangisiydi?

Azize dizisinde canlandırdığım “Yiğit” karakteri çok farklıydı. Olay akışının tam ortasındaydı ve Melek’in yaşadığı tüm duygusal örgü Yiğit üzerinden ilerliyordu. Oynarken çok keyif aldım.

Kırmızı Oda’da rol alma süreciniz nasıl gelişti? Senaryoyu ilk okuduğunuzda neler hissettiniz?

Menajerim İlker Bey aradı ve böyle bir projeden bahsetti. Senaryo ve karakter üzerine değerlendirmemizi yaptık. Senaryoyu ilk okuduğumda ise gerçekte yaşanmış olduğunu bilmek beni çok etkiledi ve aynı şekilde Necdet’in gerçekte yaşamış biri olması asıl vurucu kısımdı. Daha öncesinde hiç canlandırmadığım, hikâyesi uzun bir sürece yayılmış olan ve duygusal yoğunluğa sahip bir karakterdi. Büyük bir zevkle oynadım.

Necdet karakterinin son sahnesinden sonra sosyal medya üzerinden çok tepki aldığınızı söyleyebiliriz. Peki, normal hayatınızda böyle bir tepkiyle karşılaştınız mı?

Tepki almadım çünkü dışarı çıkamadım. Necdet’in son sahnesi yayınlandığında yeni dizinin setine başlamıştım. Covid-19 ve sette de alınan önlemler nedeniyle dışarıda vakit geçirdiğim pek bir zaman dilimim olmadı. Muhtemelen son sahnesinden sonra tepki alırdım. Bu yüzden dışarı çıkamadığım için mutluyum.

Peki, Taha Baran Özbek nasıl bir çocuktu? Çocukluğunuza dair en çok özlediğiniz şey nedir?

Lisem farklı bir şehirdeydi ve ailemden ayrılmak durumunda kaldım. Lisenin ilk zamanlarında yalnız yaşamaya başladım ve doğal olarak ilk zamanlarda adapte olmakta zorlandım ama başkalarının eli üzerimde olmadan her şeyin doğrusunu yanlışını kendim öğrendim. Karakterimi tamamen kendim oturttum ve bence bu çok kıymetli bir şey. Benim hayat görüşüme göre, bu şekilde ayakların yere daha sağlam basıyor ve her darbede yıkılmıyorsun. Bu yüzden çocukluğum güzel geçti diyebilirim. Çocukluğuma dair en çok özlediğim şey ise 11. sınıftayken üç farklı okul takımında oynuyordum ve sürekli turnuvalara gidiyorduk; tiyatroyla da ilgileniyordum. Üç buçuk ay faaliyet devamsızlığım vardı. Unutamadığım bir dönemdir benim için.

Bizimle unutamadığınız bir üniversite anınızı paylaşabilir misiniz?

En yakın arkadaşım Kadıköy Moda’da Marmara Denizi’ne düştü. Sonrasında telefonunu ve cüzdanını çıkarıp bana verdi. Denizden çıkıp “Ne yapacağız şimdi?” diye sordu. Hayatımda en çok güldüğüm anlardan biri olmuştur.

Taha Baran Özbek

2020 yılı pek çok olumsuzluğun yaşandığı bir yıl olmasına rağmen sizin hayatınızda olumlu gelişmeler oldu mu? 2020’de başınıza gelen en güzel şey nedir?

Üniversiteyi bitirdim ve bitirme projesi olarak Bosna Hersek’de bir belgesel çekme fırsatım oldu. Menajerim İlker Bey ile güzel işler yaptık. 2020’de başıma gelen en güzel şey kısmına gelirsek, işim gücüm yolunda, daha ne olsun. Hayatımdan memnunum.

Spotify’da dinlemekten keyif aldığınız, bizlere önerebileceğiniz bir podcast veya çalma listesi var mı?

Beast Mode” spor yaparken sıklıkla dinlediğim bir çalma listesidir. İçindeki müzikleri zevkle dinliyorum. Size de tavsiye ederim.

Yeni projeniz Akrep dizisini keyifle izliyoruz. Proje, sizin için nasıl gidiyor? Set ortamı nasıl?

Güzel gidiyor. Yoğun bir tempoyla cumadan cumaya sizlere yeni bölümleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Sette güzel bir ortam var, çok eğleniyoruz. Altı bölüm yayınladık, artık bir aile gibi olduk. Her şey çok güzel gidiyor, bölümlerimiz bize keyif veriyor. İlerleyen bölümlerde daha çok aksiyon ve entrika bizi bekliyor. Tabii, Şahin’i de daha çok şey bekliyor. Daha da güzel şeyler olacak, umarım siz de şu zamana kadar beğenmişsinizdir. Daha çok beğeneceğinizi temenni ediyorum.

İlerleyen zamanlarda sizi sinema sektöründe de görebilecek miyiz? Bu yönde bir planınız var mı?

Birtakım planlarımız var, şimdilik sürpriz olarak kalsın.

Kısa Kısa Taha Baran Özbek:

En sevdiğiniz İstanbul semti? Beşiktaş

En sevdiğiniz Avrupa Yakası sahnesi? “Ben aslında yoğum.”

An mı, anı mı? An

Geleceği görebilmek mi, geçmişi değiştirebilmek mi? Geleceği görebilmek

Zaman geçer tecrübe kalır.

Bungee Jumping denemek istiyorum.

İltifat almak beni çok heyecanlandırır.

Birkaç günlüğüne Angelina Jolie yerine geçmek isterdim.

Rahat kelimeleriyle kendimi tanımlarım.

Şu an aklıma gelen ilk nakarat “Hayat benim, her anımı yaşadıkça sevesim var.”

Röportajdan kesitlere yer verdiğimiz YouTube videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Müzisyen Batu Akdeniz Röportajı

Röportaj
Genç ve Yetenekli Müzisyen Ayça Özefe Röportajı
Röportaj
Masumlar Apartmanı Oyuncusu Gizem Katmer Röportajı
Röportaj
Siynem Gültekin Röportajı