Röportaj

Gönül Dağı’nın Ramazan’ı Cihat Süvarioğlu Röportajı


Gönül Dağı dizisinde canlandırdığı Ramazan karakterinin hayata pozitif bakış açısı, mizahı ve aşkıyla seyircilerin gönlünde taht kuran Cihat Süvarioğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Merhaba Cihat Bey, öncelikle nasılsınız? Sizi yakından tanımak isteriz. Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhaba, teşekkür ederim. İyiyim. Hepimiz zor bir süreçten geçiyoruz. Bu dönemde içinde bulunmaktan çok mutlu olduğum bir projede, keyifle oynadığım bir karakteri canlandırabildiğim için iyi hissediyorum.

Marmara Üniversitesi İşletme bölümü okurken aynı zamanda okulunuzun bir tiyatro kulübüne üye olduğunuzu biliyoruz. Kariyerinize oyuncu olarak devam etme isteğiniz bu dönemde mi başladı? Peki, oyunculuk sizin için ne anlam ifade ediyor?

Oyunculuk kariyerim Marmara Üniversitesi’ne bağlı bir tiyatro kulübünde başladı. Daha önce hiç aklımda yoktu oyunculuk. Hep istediğim ve yapamadığım bir şey değildi yani. Bir arkadaşımın aracılığıyla başlayıp sevdiğim ve bırakamadığım bir serüven oldu. Sonra yavaş yavaş meslek hâline geldi. Oyunculuk yapıyor olmak beni iyi hissettiriyor. Bir karakterle dertlenmek, onu ete kemiğe büründürme hâli beni heyecanlandırıyor. Öyle mesleği büyütenlerden değilim. Biz sonuçta aracıyız, bir metne en iyi şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Bunu başarabildiğimde mutlu oluyorum.

“Ramazan” karakterini senaryoda ilk defa okuduğunuzda ne düşündünüz? Bize biraz TRT 1’de her hafta beğeniyle izlenen Gönül Dağı ve Ramazan karakterinin size ne hissettirdiğini anlatabilir misiniz?

Ramazan’ı çok sevdim tabii, oynanası bir karakter. Hem mizahi yönü var hem hayalci hem de duygusal. Kolay kolay böyle boyutlu karakter gelmiyor. Çok iyi yazıldığını düşünüyorum. Çünkü maalesef TV işlerinde böyle düşünülmüş karakterlere fazla denk gelemiyoruz. Ramazan’ın heyecanı ve umudu bana da oyuncu olarak iyi geliyor.

Gönül Dağı Ramazan

Gönül Dağı’nda adeta bir bozkır masalı izliyoruz. Birbirinden asla kopmayan üç kuzen, Anadolu’nun uçsuz bucaksız ovaları, Neşet Ertaş ve o samimiyet… TRT 1 reyting sonuçlarından ve sosyal medya da gelen dönüşlerden; hikâyenizin sıcaklığını sizi sevenlere aktarabildiğinizi ve hayatlarına dokunabildiğinizi rahatlıkla görebiliyoruz. Peki, izleyicilerden böyle bir dönüş almak sizi sette nasıl etkiliyor?

Semih, Berk ve ben çok iyi arkadaş olduk. Yani aslında aramızdaki samimiyet ekrana da yansıyor bir şekilde. Ne kadar profesyonelce işimizi yapmaya çalışsak da oyuncuların birbiriyle gündelik yaşamda da anlaşmasının ekrana ya da sahneye de yansıdığını düşünüyorum. Burada etkisi çok büyük oldu. Seyirci de sağ olsun ilgisini bırakmadı. Çok güzel mesajlar alıyoruz. Bizi gerçekten kuzen sanıyorlar. Bunlar tabii oyuncu olarak motive eden şeyler. Yaptığın işin karşılığını aldıkça daha özgüvenli oynuyorsun.

Konya’da doğduğunuzu ve üniversiteye kadar orada yaşadığınızı biliyoruz. Gönül Dağı’nda rol alırken Konyalı oluşunuzun avantaj veya dezavantajlarını yaşıyor musunuz?

Konya’da doğdum ama aslında üniversiteye kadar Kayseri’de yaşadım. İstanbul’a geldim sonra üniversite için. Yaşamımın büyük kısmı Anadolu’da geçtiği için farklı şivelere bir yatkınlığım var tabii. Yani oynarken en azından şive kısmına takılmıyorum. Bu da işimi kolaylaştırıyor.

Oyunculuk kariyerinin çok keyifli ve eğlenceli olmasının yanı sıra zorlu ve sıkıntılı olduğunu da düşünüyoruz. Bize kariyerinizin nasıl geliştiği ve bu süreçte neler yaşadığınızı biraz anlatabilir misiniz?

Oyunculuk yeteneğinin dışında o kadar çok etken var ki… Sürekli çalışıp kovalamak zorundasın. Doğru projede, oyunculuğunuzu gösterebileceğiniz bir karaktere denk gelmek hiç kolay değil. Mesela ben oyunculuğa kilolu başladım. Hayatım boyunca tek tip şeyler oynamak istemiyordum. Burada sektörün algısı maalesef bu şekilde. Kilolu olunca sürekli yemek yiyen komik adamlar oynamak zorunda kalıyorsun. Bunu fark edince zayıflama sürecim başladı.

Gönül Dağı Ramazan

Şu ana kadar oynadığınız karakterler arasında sizin için özel olan ve kendinize en yakın hissettiğiniz karakter hangisiydi? O karakteri sizin için özel kılan nedir?

Galiba Ramazan karakteri oldu. Gerçekten çok katmanlı yazılıyor. Oynaması büyük keyif her bölüm yeni bir şey keşfediyorum.

Sektörde kendinize örnek gördüğünüz ve birlikte projede yer almak istediğiniz bir sanatçı mıdır?

Nuri Bilge Ceylan ile çalışmak beni heyecanlandırır.

Hayatı planlı ve kurallı mı yaşarsınız? Günlük rutinleriniz veya prensipleriniz var mıdır?

Hayatı hiç planlı yaşayamıyorum. Kendime en çok kızdığım şey de bu. Günlük ritüel olarak sabah kahvem vardır mesela.

Sizi çok etkileyen ve etkisinden çıkamadığınız bir film, kitap ve şarkı önerebilir misiniz?

Reha Erdem’in “Kaç Para Kaç” filmi, Sabahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan” romanı, Tamino İndigo-Night şarkısı.

Sizi rahatlatan, yapmaktan en çok keyif aldığınız aktivite nedir?

Galiba bu dönemde arkadaşlarımla yüz yüze uzun sohbetler edebilmeyi özledim.

İlginizi Çekebilir: Koreograf ve Dans Eğitmeni Çisil Sıkı Röportajı

Röportaj
Masumlar Apartmanı Oyuncusu Gizem Katmer Röportajı
Röportaj
Akrep Dizisinin Şahin’i Taha Baran Özbek Röportajı
Röportaj
Genç ve Yetenekli Müzisyen Ayça Özefe Röportajı
  • Cihat abi seni cok seviyorum iyiki seni tanımışım abi ne kadar güzel bir insansın.
    İnstagrmdanda yazmıştım @farukenessolak inşallah görüp cevap verirsin en sevdiğim oyuncu sensin kral abimmm Kırşehir den selamlar beklerim abim


  • Çok beğendim emeğinize sağlıkk🥰


  • Cihat abi seni çok seviyorum… Gönül Dağı dizisini büyük bir ilgi ve hayranlıkla izliyorum. Canlandırdığın Ramazan karakteri sayesinde o kadar neşeli bir insan hâline geldim ki aniden türküler söylemeye başlıyorum. Bu zor ve kısıtlamalı dönemde arkadaşlarıma ve aileme mutluluk neşe katıyorum… 😇🙏🏻